Sivas Masaj Salonu Deniz Hanım

Sivas Masaj Salonu

Bir taksiye binip müşterisinin evine gitti.  Sivas Masaj Salonu

Isa figürlü ikona
hakkaten özel bir parçaydı ve acil restorasyona ihtiyacı vardı. Aslına bakıldığında eski müşterisi olan adamlahemen anlaştılar, bir tek adam oldukca kısa bir sürede istiyordu ikonayı; bunu da reddedemedi Fuat.
Çok güzel bir ikonaydı ve onunla ilgilenmeyi hakkaten istiyordu. Mine’nin onu beklediğini
düşünerek görüşmeyi kısa kesti ve daha önceden kararlaştıkları mekâna geçti.
Mine derhal derhal gelmemişti. çevre cıvıl cıvıldı, Fuat denizin dibindeki bir masaya oturdu. Fazla bir
süre geçmeden Mine geldi. Fuat tüm kadınsılığıyla kendisini fark ettiren Mine’yi bu şekilde dışarıdan
izlerken hem gururlanıyor bununla beraber kıskanıyordu. Onun parlaklığı ve fark edilirliği karşısında kendisini
silik buluyordu. Aslen Mine Fuat için beraber alışverişe gitmeyi ve yeni bir gardırop yapmayı önerietmişti. Fakat Fuat birazcık dikkat çekici bir giyim giyse göze batacağını veya kendisine züppe
deneceğinden çekiniyordu.

Sivas Masaj Salonu

Restoranda hepimiz Mine ile ilgilenirken, o bu şekilde dikkat çekerken Fuat’ı kaygılı düşünceler
sarmıştı. Türlü türlü düşünceler… Gene çevreı yakıyor, niçin benle beraber? Hakkaten onu yatakta
çok memnun ettiğim için mi? En başta bende ne buldu? Yoksa benle oyun mu oynuyor? Istediğini
alınca terk mi edecek beni? Gene çok seksi giyinmiş, yürürken iyi mi da baktırıyor kendine? Mine
Fuat’ın masasına vardığında, kadınlar onu baştan aşağı süzen hafifçeçe kıskanç bakışlarını
saklamamışlardı. Yanlarındaki erkekler istekli fakat kaçamak bakışlar atmıştı. Fuat masada sükunet içerisindeoturarak çaşfakatı ve özellikle de Mine’yi gözlemliyordu.
Oturmuş olduğu süre Mine gayet sıcak ve samimi bir halde sevgilisinin masanın üzerinde duran eline
hafifçeçeçeçe göğsünü yaslayarak tam dudağı ve yanağı arasına bir öpücük kondurdu. Organik duruşu ona
daha bir özgüven katıyordu. Bir tek gözlerine siyah bir göz kalemi ve kirpiklerine rimel süre gelmiştü.
Bakışları keskindi.
Fuat öpücüğün ve Mine’nin göğsünün kaçamak dokunuşuyla hafifçeçe ihtarlmıştı fakat bu huysuzlaştırdı
onu. Fuat’a tüm dikkatler onların üzerine çekilmiş benzer biçimde geliyordu ve acayip bir kabahatluluk duygusuna
kapılıyordu. Kısık ve hafifçeçe gerilmiş, uyarıcı bir ses tonuyla,
“Dikkat et, insanoğlu bizlere bakıyor.”